25 Ekim 2016 Salı

Friends

Bugün eski bir arkadaşımdan haber aldım. Bundan çok değil, bir yıl önce benim için önemli sayılacak bir insandı bu arkadaşım, çünkü çok küçük yaşlarımdan beri birlikteydik. Her ne kadar yakın olsak da, ortak arkadaşlarımız olsa da kendisiyle yaşadığım bazı sorunlardan dolayı ondan nefret eder oldum. Ne yalan söyleyeyim, ismini duyduğum anda çenemi kapalı tutamıyorum, öyle dolmuşum kendisine. Her neyse, haber aldıktan sonra yine bir nefret evresi geçirip sonrasında kendisine üzüldüm. Ama dürüst olmak gerekirse ona olanlardan ziyade eskiden ne kadar yakın olduğumuzu hatırlayarak buna üzüldüm. Hayatımda böyle insanlar var, bir dönem karşılıklı olarak çok şey paylaştığım ve sonrasında yaşananları takiben veya artık daha fazla paylaşacak şeyimiz olmadığını hissettiğimde iletişimi kopardığım. Özellikle bu sene hayatımdan çok fazla insan çıktı/ben çıkarttım. Garip olan şu ki: elimde olsa daha da fazlasını çıkaracağımı fark ettim. Yani evet, elbette ki arkadaşlarımız, dostlarımız hayatımızda çok büyük yere sahip. Hele ki gençseniz genelde ailenizi gördüğünüz kadar onları da gördüğünüz için hayatınızdaki çok büyük yere sahip kişiler oluyor arkadaşlarınız. Benim için tamamen böyle diyebilirim. Ama insan kendisiyle beraber karşısındakini de tanıdıkça bazen tüm paylaşımlara rağmen arkadaşlığını devam ettiremiyor. Şu anda en samimi olduğum arkadaşlarımla iki sene önce samimiyeti geçtim, iletişim kuracağımı dahi düşünmezdim.  Ama her nasıl olduysa şu anda durum böyle olmuş, hatta iyi ki böyle olmuş. Yine de yaşınız kaç olursa olsun dönüp baktığınız zaman hayatınızdan onlarca insanın geçtiğini görmek insana garip geliyor. Öncesinde çok sevdiğiniz bir insanı aslında tam olarak tanımamış olduğunuzu fark edip eskisi kadar görüşmemeye başlayınca da yepyeni insanlarla tanışıp -bazen de tanışıklığınız olan ama aslında tanımadığınız insanları tanıyıp- yeni bir etkileşime giriyorsunuz. Yazıma ilham veren eski arkadaşımı artık sevmediğimi zaten söyledim, şu anda suratını görmeye tahammülüm de yok ancak bir zamanlar yakın olduğunuzu hatırlamak beni düşündürüyor işte. En azından ben öyle hissediyorum. Bilemiyorum, belki de yazdıklarım çok saçma ve anlamsız şeylerdir, ama bugün bunları ve insanın isteklerinin ne kadar değişebileceğini düşündüm kendimce. Asıl önemli olan daima hayatınızda yer edebilmiş insanlar olsa gerek. Neyse, anlatıp rahatladım resmen. Geçen sene bu zamanlarda, o zamana göre geçen sene ne kadar değişmiş olduğumu yazmışım. Her yıl bu aralarda bu tarz konuları düşünmeyi gelenek yapacağım sanırım.

Arkadaşlar üzerine o kadar yazdıktan sonra aklıma Friends dizisi geldi tabii. Yayınlanalı 22 sene olmasına rağmen hala kendisini izlettirebilmesi ne kadar özel olduğunu gösteriyor. (Diziyi bitirdiğim zaman burada yorumlamıştım, okumak isterseniz tıklayın.) Zaman zaman absürtleşse de bitene kadar bu altı arkadaşın hikayesini izlemek bana çok keyif vermişti. Koskoca 10 sezondan sonra diziyi ve karakterleri samimi bulmamak zaten biraz düşük bir ihtimal sanki :)

6 yorum:

  1. Zamanla çevremizdekileri eleyerek ya da daha da hayatımıza katarak çekirdek kadroyu oluşturuyoruz. Kırkını aşmış bir olarak söylüyorum bunu:) Öyle olması gerekiyormuş, fazla düşünüp kafayı yormaya değmiyor inan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle doğru dediniz. Yine de bu eleme evreleri dönüp baktığımda beni şaşırtıp böyle düşündürüyor :D

      Sil
  2. On yıldan uzun süredir en yakın dostlarımdan biri olan kişiyle geçen sene arkadaşlığımı bitirdim. Zor bir süreçti. İnsan sevgilisini "seni artık sevmiyorum." diyerek terk edebiliyor ama arkadaşına "seninle artık arkadaş olmak istemiyorum." demek çok zor. yine de içim rahat çünkü o kişiye olan sevgim tamamen bitmişti ve beni artık mutsuz ediyordu. yine de eski günler aklıma gelince duygulanıyorum. keşke böyle olmasaydı diyorum ama olması gerekiyormuş.

    bir araştırma okumuştum. tam hatırlamıyorum. sayıları sallayarak söyleyeceğim, her sekiz senede bir arkadaş çevremizin %80'i değişirmiş. sanırım biz değiştikçe arkadaş tercihlerimiz de değişiyor.

    YanıtlaSil
  3. Blogunuz çok güzelmiş :) Takibe aldım ben de bloguma beklerim http://okuugit.blogspot.com.tr/ sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hemen uğrayacağım :) Sevgiler

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)