4 Ocak 2016 Pazartesi

Ne Yeni Yıl Ama! -Şimdiden!- (Bu Sıralarda #5)

Yeni bir yıla girdik... Hatta şu anda dördüncü gününe başladık. Kar yağışı sebebiyle toplamda dört günlük bir tatil oldu okullarda. Bu dört gün, karın keyfini çıkarmak amacıyla on beş-yirmi dakika kadar dışarı çıkmamı saymazsak tamamen evde geçti benim için. Yatağımdan kalkma zahmetine girişmeden, kahve içip dizi/film izleyerek... İçimden ne bugün olacak matematik sınavına çalışmak geldi (sayısal derslerimin pek de iyi olduğunu söyleyemem), ne sayısı on beşe çıkan taslaklarımı düzenleyip bir yayın paylaşmak, ne bir şeyleri elime alıp okumak, ne de dışarı çıkıp bir şeyler yapmak. Kısacası umutla baktığım ve her zamanki gibi yeni hedefler belirlediğim bir yılın ilk günlerini çöp ettim ve sonra kendime sinirlendim. Sanırım hala bu yılı verimli kılmak adına çok da geç sayılmaz, en azından bütün bir yılı ele alırsak. Neyse, bu sıralarda neler yaptığıma gelirsek...

İlgim ve alakam olmadığından hiçbirini izlemediğim Marvel Studios filmlerini artık izleme kararı almıştım. Üç gün içerisinde Iron Man ve The Incredible Hulk'ı izledim. Sırada Iron Man 2 var, ancak büyük ihtimalle sınav haftam bitince izleyebilirim. Filmler hakkındaki düşüncelerimi üçer üçer sınıflandırarak paylaşmaya karar verdiğimden yorumlarım taslak halinde duruyor. Bunların dışında son zamanlarda aklıma gelirse Modern Family'yi izliyorum. Kesinlikle çok keyifli bir dizi, sömestr tatilinde epey izleyip görüşlerimi blogumda paylaşmayı düşünüyorum. Ocak ayında Quentin Tarantino'nun The Hateful Eight'i, Alejandro González Iñárritu'nun The Revenant'ı ve David O. Russell'ın Joy'u vizyona girecek filmler arasında sinemada izlemeyi düşündüklerim arasında.

Bu sıralarda Kabalcı Yayınevi'nden çıkmış Orhan Şaik Gökyay'ın hazırlamış olduğu Dede Korkut Hikayeleri'ni ve Sara Shepard'ın Martı Yayıncılık'tan çıkmış olan Duygusuz'unu okuyorum. 2015'in son günü Gılgamış Destanı'nı bitirdim, yorumlayabileceğim çok bir şey olmasa dahi fikirlerimi blogumda paylaşmayı düşünüyorum. Ayrıca Death Note'un ikinci cildini, Tokyo Ghoul'un birinci cildini ve Bleach'in ilk üç cildini okudum. Yine blogumda taslak halinde duruyor hepsi. -Ne sorumsuz bir insanmışım böyle :)- 2016'da kitap okuma hedefimi 50 olarak belirledim, umarım bu sene geçen senenin aksine hedefimi gerçekleştirebilirim.

Daha da bahsedebileceğim bir şey olmadığına göre son olarak bugünlerde sürekli dinlediğim bu şarkıyı sizlerle paylaşayım, buraya kadar geldiyseniz teşekkür ederim :) Hedeflerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir 2016 olmasını tüm kalbimle umut ediyorum. Yine de önce cefasını çekmem gerektiğini benim tam anlamıyla idrak edebilmem gerek...

4 yorum:

  1. Ben de öyle oldum yaa "yeni yıla girdik e şimdi nolcak? Kalkıp bi çay koyiym bari" modundayım hala :D Death Note'u özledim yaa şimdi görünce :/ ben de okuma hedefime 50 koydum bakalım neler olucaak kolay gelsin bizee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım ikimiz de hedefimize ulaşırız :D Ben de çok özlemişim kesinlikle :)

      Sil
  2. Dur bakalım ya yeni yıla gireli dört gün oldu. Ben de aynı durumdayım, önümde final haftası var ve ben anca bugün çalışmaya başladım azıcık ucundan. Sanırım bu tembellik ve isteksizlik bu aralar bulaşıcı hastalık gibi. Koskoca yıl var önümüzde, eminim dolu dolu geçecektir.. Hedeflerini gerçekleştirebilirsin umarım. Bu arada şarkı iyiymiş ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başarılar dilerim öncelikle :D Umarım dolu dolu, güzel bir yıl geçer.. Beğenmene çok sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)