23 Mayıs 2015 Cumartesi

Death Note (2006-2007)

Adı: Death Note / Desu nôto / デスノート
Hikaye: Tsugami Ooba
Yönetmen: Tetsuro Araki
Seslendirenler: Mamoru Miyano, Kappei Yamaguchi, Shido Nakamura, Ryo Naito, Naoya Uchida, Keiji Fujiwara, Aya Hirano, Kiyoshi Kobayashi, Hideo Ishikawa, Kimiko Saito, Noriko Hidaka, Nozomo Sasaki
Bölüm sayısı: 37
IMDb Puanı: 9,0
Ülke: Japonya

YORUMUM:

Yorumumun geniş spoiler içerdiğini belirtmek istiyorum. Yorumlama yaptığım tüm yazılarda bu böyle tabii. Bu animeyi izlerken epey spoiler yediğimden bunu bilerek okuyun istedim.


Light Yagami, derslerindeki başarılarıyla ve çok hoş görünümüyle herkesin sevdiği ve örnek alabileceği bir lise öğrencisi olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar zeki ve başarılı olsa dahi dünyanın gidişatından ve adaletsizlikten hoşlanmadığından sürekli olarak bunu düşünüyor, okul sırasında yine böyle düşünürken camdan aşağı simsiyah bir defterin düştüğünü görüyor ve şaşırıyor. Teneffüste Death Note'un yanına gidiyor ve bunu çok iyi düşünülmüş bir şaka zannediyor, ama yine de merakından dolayı defteri yanına alıyor.

Death Note'un ilk kuralı şu: "Bu deftere ismi yazılan kişi ölür." . Evde haberlerde gördüğü bir suçlunun adını deftere yazarak test ediyor ve suçlu gerçekten ölüyor. Daha sonra yine bir suçlu üzerinde defteri deniyor ve defterin tamamen gerçek olduğunu görüyor. Ve Light, Death Note'u kullanarak dünyayı dilediği gibi ışıldayan, adil bir yer haline getirebileceğini fark ediyor. İşte hepsi böyle başlıyor, iyi bir amaçla. -Yine de bu amaca giden yolda insanları öldürmek kişiden kişiye değişecek bir şey, ben burada sadece Light'ın amacından bahsetmeye çalışıyorum- Defter ise amaca giden yolunda bir araç.

LightDeath Note'un sahibi Shinigami Ryuk ile de tanışıyor. Death Note'un işleyişini öğreniyor ve kendi adalet yöntemini uygulamaya başlıyor. Japonya ağırlıkta olmak üzere suçluların art arda kalp krizinden ölmesi elbette insanların dikkatini çekiyor ve bunları yapanın kim veya ne olduğunu araştırma amacıyla soruşturma açılıyor. Dünyanın en iyi dedektifi L de bu soruşturmaya dahil oluyor. Bu ölümlere sebep olan kişi Kira olarak adlandırılıyor. L'ye ve büyük çoğunluğa göre Kira'nın getirdiği adalet değil, insanlık suçu. Ancak Kira'nın dünyaya adalet getirdiğine inanan Kira hayranı bir kısım da oluşuyor.

İşte buradan itibaren benim açımdan çok ciddi bir gerçeklik işlendi. Öncelikle, Light Yagami benim gördüğüm en gerçekçi karakterlerden biri oldu. İyiyi hedefleyebilirsiniz, iyiyi getireceğinize inanabilirsiniz. Ancak elinize ciddi bir güç geçtiği zaman ister istemez değişmeye başlarsınız. Bu değişime karşı koyup koymamaksa sizin elinizdedir. Light'ın gücü deftere yazabildiği insanlar ve zekasıydı. Kendisi gibi zeki olan dedektif L ile de zekalarını savaştırdılar zaten. Light, elindeki öldürebilme gücüyle kendini Yeni Dünyanın Tanrısı olarak gördü ve bu hırsı onu zayıflaştırdı, mantığını yitirmesini sağladı. Başlarda gerçekten zeki hamlelerle dolu olan Light -karşısında da L- gücünün getirdiği ağırlıkla iyice zorlandı ve duygularıyla hareket etmeye başladı, Tanrı olma arzusuyla.

Her şey harika giderken Amane Misa adlı gereksiz bir karakter ortaya çıktı, Kira'ya (Light'a) aşık oldu, onun için Shinigami Rem ile Shinigami'nin gözlerini alıp ömrünün yarısını verme takasını iki kez yaptı. (Shinigami gözleriyle bir insanın adını ve ömrünün kalan süresini görebilirsiniz. Death Note kurallarına göre Shinigami göz takası yapmamış bir insanın deftere yazdığı kişinin isminin o kişinin gerçek adı olması ve o kişinin yüzünün bilinmesi gereklidir. Ancak yine kurallara göre, Shinigami ve defter sahibi göz takası yapabilir.) Misa arada renk verdi gibi bir şey diyebileceğimi sanmıyorum çünkü sinir bozucu bir karakterdi.

Light'ın defter sahipliğinden planlıca ayrıldığı bölümler gerçekten sıkıcıydı, onun iyi ve egodan uzak olduğu anlara geri dönmemizi saymazsak. Yine de hafızası kayıpken bile kendi kendine iç savaşa düştü. Sonra pat diye L'i kaybettik. Ben Light'ı daha çok seviyordum, ama L'i de gerçekten çok seviyordum, ama L'in aniden ölmesi beni şoke etti ve bir anda işlerin seyri değişti. Aslında sonuna kadar da olabilirdi, çünkü L'in ardından kendisinin varisleri Mello ve Near geldi. Birbirleriyle çatıştılar ancak sonunda birlik oldular ve Mello öldü ama Light'ın Kira olduğunu onlar kanıtladı. Near, Mello ile birlikte olduğunda L'den bile iyi olabildiklerini söylediğinde oraların çok saçmalamış olduğunu düşündüm. Evet, Near gerçekten çok şey buldu ancak L yaşadığı süreçte daima Light'dan şüphelendi ve bu şüpheyi ortaya koyan kişi zaten oydu.


Finalde Light'ın ölümü çok hüzünlendirdi beni, Kira olduğu ortaya çıkınca ve hırsında boğulmuşken artık mantığını tamamen yitirerek duygu patlaması yaşaması çok etkileyiciydi. Ve en sevdiğim karakterlerden biri olan Matsuda'nın onu vurması da apayrı özeldi. Matsuda, ezilmişliğinin ve altta kalmışlığına dair her şeye orada elveda dedi.

Raito'nun merdivenlerin tam ortasında ölümü bana nedense Mo yani hiçbir yeri simgelediğini düşündürdü. Death Note kurallarınca, defteri kullanan bir kişi cennete veya cehenneme gidemez. Ama nereye gideceğine dair bir bilgi yok. Light, merdivenlerin ortasında ve geçmişini hatırlayarak ayrıca L'in halüsinasyonunu görerek öldü. Daima hırsla bakan gözleri artık çaresizlikle doluydu, beni en çok etkileyen yer de sanırım orası oldu.

Siz de Death Note Relight 1: Visions of a God'ı izlediyseniz hiç adlandırılmamış bir Shinigami'nin diğer Shinigamilere Ryuk'ü (Light'ın Shigami'si ve en iyi karakterlerden biri) sorduğunu görüyoruz. Shinigami, Ryuk'a dünyaya gidiş hikayesini soruyor ve ona elma fırlatıyor. Pek çok kişi bu Shinigami'nin Light olduğunu düşünüyor. Defterde defteri kullananın cennete veya cehenneme gidemediğinden bahsediliyor ama nereye gidecek bahsedilmiyor. Yani bu mümkün. Bu Shinigami'nin Light olabilmesi için sebepler de şunlar:
1) Light'ın öldüğünde giydiği cekete çok benzeyen bir ceket giyiyor.
2) Light'ın okul üniforması kravatına çok benzeyen bir kravatı kafasına takmış.
3) Light'ın lisede kullandığı çantanın neredeyse aynı bir çantayı taşıyor.
4) Gözleri, seride önemli kısımlarda Light'ın Kira ruhunu temsil eden kırmızı şekilde.
5) Light, serinin 2. başlangıç şarkısında Shinigamilerin yaşadığı yerde duruyor.
6) Ryuk'a elma fırlatış şekli Light'ın ona elma fırlatış şekliyle tamamen aynı ve birbirlerini tanımadan kendisine elmayı veriyor. (Malum, Ryuk elmaları çok sever.)
7) Ryuk ona dünya hikayesini anlatırken "Sen Tanrı değildin. Sen sadece... Şimdiden gittin mi? " diyor. Bu gidişin sebebinin Light'ın zaten her şeyi hatırlamasıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.
8) Sonunda Ryuk Shinigami'ye "Sen de katılmıyor musun, Light?" diyor ve bu sanırım en önemli kısmıydı. Shinigami gitmiş olduğundan bunu duyamıyor tabii. Bu teoriye kesinlikle inandığımı da belirtmek istiyorum.

Yazı gerçekten uzun oldu ama kendimi durduramadım :p

Bu anime kendi adalet algımı baştan sona sarsıcı bir şekilde sorgulamamı sağladı, hala da bu sorgulama devam ediyor diyebilirim. Light yanlış bir şey yapmadı diyemem ancak yaptığı her şey yanlıştı da diyemem. Dediğim gibi, hırsına yenik düşmesi onu değiştirdi. Başka birisi haline getirdi. Babasını ölüme gönderecek kadar ilerledi bu hırsın düzeyi.

İzleyicilerin çoğu da L taraftarı ve kendisinin ölümüyle izlemeyi bıraktıklarını dile getiriyorlar sık sık, ancak bence izlemeye devam edilmesi gerekiyor. Müziklerde 1. açılış ve kapanış müzikleri çok hoştu, ancak 2. açılış müziğini sevmedim. Light, L, Matsuda, Ryuk karakterlerini de unutamayacağım sanırım. Puan kıracağım tek yer Light'ın defter sahipliğinden vazgeçtiği bölümlerde biraz bozması olacak.

Anime izlemede yeniyim, buna benzer önerileriniz varsa almayı çok isterim.

PUANIM:

4 yorum:

  1. Ben bir seriyi/diziyi/kitabı vs. bitirdikten sonra böyle başkasının yorumlarını okumayı seviyorum. Senin yorumun da iyi.😀Tüm mangaları var ve her bölümünü izledim buna rağmen Death note relightı izlemedim ve haberim bile yoktu! Hiç duymadım ama acilen izlemem gerekiyor sanırım. Ve bence de daha izlemedim fakat o kesinlikle Light. Ama 13. Mangada yazar sadece hiçlik diyor -ki bu bende inançsız olduğu hissini uyandırdı- şuan izlemediğim için yorum yapamayacağım 😵 Neyse öneri olarak da ben genelde her tür anime izlediğim için bu tür olarak cok sevilen Tokyo Ghoul var sanırım bu da ghoul'lerin yani bizim anlayacağımız şekilde gûlyabaniler var bunlar şehirde korkulan fakat kabullenilmiş varlıklar hayatta kalmaları için insanlardan faydalanmaları gerekiyor, ama biri -obur olarak adlandırılıyor- aşırı yeme faaliyetleri ile dikkat çekiyor. Bu gûlyabaninin Kaneki adında bir genç ile tanışması ve ardından gelen olaylar konu alınıyor. Şimdi baktım da baya o obur başrolmüş gibi anlatmışım evet önemli bir karakter dizide fakat asıl karakter Kaneki 😂😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim öncelikle :) Mangayı ben de okuyorum şu an, benim de dikkatimi çekti. Animede sadece cennete veya cehenneme gidemeyeceği vurgulanıyor.
      Tokyo Ghoul'ü izliyordum, 2. sezona dek geldim ancak bana çok fazla keyif vermedi doğrusu. Öneriniz için teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Ən mükəmməl animedir mənim üçün Death Note. Dediyiniz Kimi Lightın/ya da yapon dilinə uyğun Rightonun shinigami olduğunu mən də düşündüm. Mənim üçün isə ən çox L in erkən ölümü vardı.(puan kıracağım) L ilə Lightın rəqabətini çox bəyənirdim. Sonra gələn N mənə o qədər güclü təsir bağışlamadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuza katılıyorum. Near zaten L'in izinden giden diyebileceğimiz bir karakter olmasına rağmen bana da L ve Light arasındaki zeka savaşlarının tadını veremedi.

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)