8 Nisan 2015 Çarşamba

Bu Sıralarda #4

Merhaba,
Uzun zamandır Bu Sıralarda yazısı hazırlamıyordum. Hazır sonunda sınavlarım bitmişken hazırlamaya karar verdim.
Cumartesi günü arkadaşım ve ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Gaziosmanpaşa sahnesinde Hıdrellez isimli 2 saat 50 dakika süren bir müzikale gittik. 2 perdeden oluşan oyun tüm seyirciyi büyüledi desem yalan olmaz. Oyunu Firuze Engin yazmış, Ali Yaylı yönetmiş. Oyunda Romanların hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Gerçekten izlerken keyif veren bir tiyatro oldu, bu sıralar düşünüyorsanız ve bulabilirseniz gitmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Mükemmel bir dekoru vardı, sanki dekor değil de bir fotoğraf karesi gibi. Çok içten ve başarılı da olduğunu düşünüyorum. Uzun gibi gelse de çok sürükleyici olduğundan nasıl geçtiğini anlamadık:) 

Bu sıralarda Harper Lee'den Bülbülü Öldürmek kitabını okuyorum. Çok az kaldı, haftasonuna kadar bitireceğimi düşünüyorum. Burada kitap hakkında söyleyeceğim tek şey kitabın harika bir şekilde devam ettiği.

Bu aralar bol bol film izliyorum ancak izlediğim tek bir dizi var: Friends. Öyle eğlenceli, öyle güzel bir dizi ki! Keşke daha önceden izleseymişim diyorum şu an:) How I Met Your Mother'ı önceden izlemiş biri olarak söylemek istiyorum ki 9 sezon verdiğim dizinin aslını meğer kaçırıyormuşum. En sevdiğim dizilerden biri olan HIMYM şu an bana çok boş geliyor. Friends kadrosu şu an benim hayatımdan bir kesit gibi, sanki ben de Central Perk'te veya Monica ve Rachel'ın dairesinde bir köşede oturuyormuşum gibi hissettiriyorlar. Şu an 3. sezondayım ve harika bir şekilde ilerliyorum. İzlemediyseniz izlemeniz şiddetle tavsiye edilir.

Son zamanlarda çok sevdiğim bir şahıs var, Tim Minchin. Tim; komedyen, aktör ve müzisyen. Kendisi de dahil olmak üzere her şeyle dalga geçen biri. Burada videosunu paylaştığım şarkısı da tamamen kendisini anlatan bir şarkı. İlginizi çektiyse yine Rock'n' Roll Nerd isimli belgeselini de izleyebilirsiniz.

Stromae'nin Carmen video klibini izlemediyseniz hemen açın ve izleyin, ciddiyim. Klip sosyal medyaya olan bağımlılığımızı harika bir şekilde bizlere gösteriyor. Çok etkilendiğim bir klip oldu, burada sizlerle paylaşmayı istedim.

Bu sıralar kendime dair söyleyebileceğim en güzel şey, sosyal sorumluluk projelerine katılıyor olmam. Geçtiğimiz günlerde LÖSEV'de gönüllü oldum, kısa zamanda da gönüllü olmayı istediğim bazı sivil toplum örgütleri daha var. Hazır bahsi geçmişken Greenpeace'in bu projesine kesinlikle göz atmanızı isteyeceğim sizden. Şu an 7 milyona yakın imza var, bir imza da siz atabilirsiniz:) Okuduğunuz zaman önemini anlayacaksınız zaten.

Ayrıca bir süredir kafamı dağıtmak için farklı yollar deniyordum ve en sonunda sporun en iyisi olduğunu gördüm. Bir süredir yoga ve pilatesle ilgileniyorum, ayrıca en kısa zamanda yüzmeye de gitmek istiyorum. Yoga her ne kadar özellikle başlangıçta inanılmaz zorlasa da artık beni rahatlattığını hissediyorum. Belki size de fikir verir diye buraya yazmak istedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüşleriniz benim için çok değerli :)