22 Haziran 2014 Pazar

Itazura Na Kiss (2008)

Adı: Itazura Na Kiss / Playful Kiss / イタズラな Kiss
Türü: Romantik komedi
Yayın dönemi: 4 Nisan 2008 - 25 Eylül 2008
Bölüm süresi: 23-25 dakika
Bölüm sayısı: 25
Yönetmen: Osamu Yamazaki
Ülke: Japonya


KONUSU & YORUMUM:


Aihara Kotoko lisesinin en kötü sınıfı olan F sınıfındadır. Beceriksiz, biraz deli ve biraz da şapşal olmasına rağmen gerçekten azimli bir kızdır. Ayrıca gerçekten tatlı mı tatlı bir kızdır. Bu kızımız, okulun en zeki, en yakışıklı, en becerikli (hatta Japonya'ya yayılmıştır ünü) oğluna lisenin başından beri aşıktır. En sonunda bir gün aşkını bu oğlana mektupla ilan eder.

Bu oğlanımız da Irie Naoki'dir. Elinden her iş gelen duygusuz oğlan, mektubu alma zahmetine bile girişmez. Gerçekten çok duygusuz ve cool diyebileceğimiz insanlardandır. Duygularını asla yansıtmaz. Mektubu almama olayından sonra Kotoko tüm okulun diline düşer. (Klasik shoujo)

Kotoko'nun annesi hayatını daha önceden kaybetmiştir, bu yüzden Kotoko babasıyla birlikte yaşamaktadır. Babası her türlü masraftan kaçınmayarak (!) kendilerine yeni bir ev yaptırmıştır. Ama bu ev, gerçekten çok düşük şiddetli bir depremle yıkılır. Diğer insanlar depremi hissetmezken o ev yıkıldı. Kotoko'nun babasının gençlikten çok yakın bir dostu bu olayı televizyonda görür ve arkadaşını hemen tanır. Ve hemen arkadaşına ulaşıp onu evlerine davet eder. Bu ev Irie Naoki'nin babasının evinden başka bir ev değildir!

(Irie-kun diye bahsetmek istiyorum oğlanımızdan, çünkü Kotoko anime boyunca kendisine hep böyle hitap etti) Irie-kun'un annesi ve babası inanılmaz derecede sıcakkanlıdır. Özellikle annesi.. Irie Noriko, tam istenilen kayınvalide! Noriko, Kotoko'yu çok sevmektedir. Çünkü hep bir kızı olsun istemiştir ama olmamıştır. Bu yüzden kendisine bayılmaktadır ve gelini olmasını istemektedir.

Kotoko, Irie-kun'a karşılıksız aşıktır ama Kinnosuke de Kotoko'ya lisenin başından beri karşılıksız aşıktır. Bu arada Kore versiyonu olan Playful Kiss'deki Bong Joon-gu'yu da tam benzetmişler hani :D Beni iyi güldürdü bu karakter.

Neyse animemize dönelim. Pek çok şey yaşanır. Geneli de olması imkansız olaylar. Ama hayatı sorunsuz geçmiş olan Irie için Kotoko'nun bu kadar sorun çıkarması çok farklıdır. Başlarda tamamen hissiz görsek de (hatta Irie-kun'dan ben inanılmaz soğusam da) sonradan duygularını tam yansıttılar. Burada biraz Kore versiyonla karşılaştırma yapmak istiyorum.Baek Seung-jo'nun duygularını da tam yansıtamadılar ama bence bunun sebebi animede duyguları tam yansıtabiliyor olmanız. Normal dizilerde bu tam olmuyor.

Bir dizi olaylar yığınından sonra, Kotoko Irie'yi inanılmaz rahatsız ettiğini anlar ve babasıyla birlikte taşınma kararı alırlar. Ayrıca Kotoko, Irie-kun'u unutma kararı da alır amaaa...

Tabii bu öpücükten sonra Kotoko beklenti içine girer ama sonradan aslında Irie'nin gerçekçi olmadığını anlar.

Her ne kadar soğuk davransa da, yavaş yavaş o da Kotoko'ya alışır. En azından onu görmezlikten gelmez. Irie gibi biri için bu önemli bir adım olur.

Aynı üniversiteye giderler! Bu üniversitede göz alıcı ve yetenekli bir kız da vardır.. Matsumoto Yuko. Matsumoto da Irie-kun'dan hoşlanmaktadır, bu yüzden Kotoko ile aralarında bir rekabet vardır. Matsumoto'ya aşık bir de Sudou-sempai vardır. Hatta Sudou-sempai ve Kotoko'nun Matsumoto ve Irie çıkmasın diye yaptıkları var, onlara çok güldüm. Ama Irie zaten Matsumoto'ya hep arkadaş gözüyle bakmıştır.

Irie'nin babasının bir ara kötüleşen sağlığı Irie'nin şirketle ilgilenmesini sağlar. Bu yüzden Amerikan&Japon Chris Robbins ile evlilik görüşmesi yapar. Chris, çok tatlı bir kız. Ama o kalbini Kinnosuke'ye kaptırır. Yanlış okumadınız! Annesi Hollywood yıldızı, babası ünlü bir bankacı olan Chris Kinnosuke'ye deli gibi aşık olur. Ama Kinnosuke de Kotoko'ya deli gibi aşıktır. Hatta ona evlenme teklifi eder.. Ve Kotoko da zaten Irie-kun kendisini sevmiyor diye teklifi kabul etmeyi düşünür.

En sonunda Irie gerçek duygularını anlar ve buna izin vermez.

Ve Kotoko'yla evlenmek ister. Bunlar çok seri bir şekilde oluyor ve ben kahkahalarıma engel olamadım doğrusu.

Ama asıl güzel olan yer şuydu: Irie, tekrar Kotoko'ya soğuk davranmaya başlar. Üniversiteden Keita da bu sırada Kotoko'ya ilgi duyar. Kotoko'ya da bunu söyler ve Irie'nin Kotoko'ya kötü davrandığını filan söyler. Irie inanılmaz derecede kıskanıyordur, soğuk davranma sebebi de budur. Ve en sonunda Irie-kun, Keita'yı karşısına alır ve Kotoko'yu ne kadar sevdiğini tüm üniversitenin önünde söyler. 

Bu arada bizim Kinnosuke de kendini Chris'e kaptırmıştır. Chris hamiledir ve Jinko ile aralarında böyle bir diyalog geçer, burada iyi güldüm. ^-^

Bizim dünyalar tatlısı Irie Yuuki'miz dünyalar yakışıklısı Irie Yuuki olur.. Abisini idol alan Yuuki tam abisi olur bu arada.

Bu sırada bizimkilerin çocukları doğar. Pek çok şey yaşanır. Ama benim en güldüğüm Kotoko'nun Irie'yi kızından kıskanmasıydı. Hatta 1-2 gün önce bu konu hakkında bir tweet atmıştım, animede bunu görünce çok güldüm. Neyse ben biraz yorumlayayım.

Ama bir sıkıntı var ki o çok büyük: olaylar pat diye gelişiyor ve olmadık şeyler oluyor. Mesela Kotoko'ya neredeyse tapan Kinnosuke'nin acı çekmeden duygularının pat diye Chris'e kayması. Mesela en güzel yerlerde Irie-kun'un duygusuz olması. Ve elbette klişelerle dolu. Ama yine de güldürdü, bu yüzden 2 ve 3 arasında kaldım doğrusu.

PUANIM:

5 yorum:

  1. harika :) hem kitapsever hem animesever hem de koresever birinin blogu:) lisedeyken tum okulu kore hayrani yapmış ve kore sarkisi soylettirip dansettirmis biriydim lise yıllarımı hatırladım şimdi:)
    gerek kore dizileri gerek animeler hususunda blogunuzdan fazlasıyla yararlanabilirim desenize ne güzel:)
    elinize sağlık diyor ve bu animeye de en kısa zamanda bakacağımı eklemek istiyorum:)
    ayrıca sizi kendi bloguma da beklerim ağırlık kitap üstüne ama film anime husuaunda paylaşımlar da yapmayı planlıyorum:)
    keyifli seyirler ve okumalaarr:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle böyle değil, bu yorum beni inanılmaz mutlu etti! ^o^ Ağağağ, ben Asyayı paylaşmak istemiyorum, içimde ve gizlice yaşıyorum bu aşkımı ^p^ Bloğumdan yararlanacak olmanız beni pek mutlu etti, buyrun yararlanıın. Elbette bakarım. Size dee!

      Sil
    2. Ben de paylaşmak istemezdim özellikle oppaları:P benim zamanımda bu kadar bilinmiyorlardı o yüzden de korefan arayışı içindeydim biraz da bu yoksunluk etkili olmuştu :) bu blogu bulduğuma çok sevindimm :D ellerinize sağlık durmak yok yazmaya devam :)
      sevgilerle :)

      Sil
    3. Çok teşekkür ederiim ^-^ Sağ olun, yazmaya devam edeceğim bu hobiim :P Size de kucak dolusu sevgiler..

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)